Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Röportajlar/ 'Elcezire Konfederasyonu ve Günümüze Uyarlanması' Toplantı Notları

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
 'Elcezire Konfederasyonu ve Günümüze Uyarlanması' Toplantı Notları Eklenme Tarihi: 2013-11-19 00:49:43

Geçtiğimiz Perşembe günü (3 Mayıs 2012) CHP Genel Merkezi’nde, Mustafa Kemal’in Ortadoğu için Barış-Birlik-Dayanışma Projesi ile Elcezire Konfederasyonu ve Günümüze Uyarlanması konularının ele alındığı, Y. Murat Güztoklusu, Belligün Özdemir ile Kudret Ulusoy’un konuşmacı olarak katıldığı, Özer Özcan’ın moderatörlüğünü yaptığı bir toplantı gerçekleştirildi.

Toplantıda, Ortadoğu’da karışıklıkların yaşandığı bugünlerde Mustafa Kemal Atatürk’ün Ortadoğu politikasına ışık tutacak tartışmalar gerçekleştirildi. Toplantının odak noktası ise Kurtuluş Savaşı sırasında Suriye ve Irak’ta halkı işgalci kuvvetlere karşı örgütleyen ve Milli Mücadele’nin Ortadoğu’daki yansımasını hayata geçiren Şefik Özdemir Bey oldu. Katılımcılardan Murat Güztoklusu, Özdemir Bey’in faaliyetleri hakkında detaylı bilgiler verirken Özdemir Bey’in oğlu Belligün Özdemir babasının hayatından çeşitli kesitlere yer verdiği bir sunum gerçekleştirdi.  

Katılımcılardan Murat Güztoklusu’nun konuşmasından, günümüz gelişmelerinin tarihi bir çerçevede daha iyi anlaşılabilmesi açısından önemli olduğunu düşündüğümüz bazı kesimleri bilgilerinize sunuyoruz:

“Ortadoğu coğrafyası çok büyük bir kargaşa içindedir. Yanı başımızda savaş rüzgârları esiyor, iç çatışmalar, mezhepsel gruplaşmalar yaşanıyor. Türkiye de bundan etkileniyor. Bu duruma çare olabilecek bir proje ne yazık ki yeterince ilgi görmedi. Biz bu projeyi hatırlatmak, gün ışığına çıkartmak için bu çalışmayı düzenledik.

Yavuz Selim döneminden itibaren kurulan Ortadoğu düzeni I. Dünya Savaşı’na kadar geçerliliğini korumuştu. Ancak I. Dünya Savaşı sonrasında Ortadoğu’nun paylaşılmasına başlanmıştır. Osmanlı, Ortadoğu’dan çekilirken bölgenin yönetimini özellikle yerli Araplara bırakmıştı. Mütareke imzalandığında Ortadoğu büyük ölçüde Arapların yönetimi altındaydı.

Mütareke sonrasında Türkiye’de işgalci güçlere karşı örgütlenme ve mücadele başladığında Suriye’de de Özdemir Bey ortaya çıktı ve Suriye halkını örgütlemeye çalıştı. Arap halkı tam bağımsızlık istiyordu, bağımsızlık vaatleriyle kendilerini kandıran düveli muazzamaya karşı tepkiliydiler. Özdemir Bey Şam’a gittiğinde heyecanlı bir kalabalık buldu. Burada Filistin ve Suriye Kuvayi Osmaniye Teşkilatı’nı kurdu. Bu teşkilat Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Ortadoğu’daki eşdeğeriydi. Mustafa Kemal’in isteğiyle bu örgüt daha sonra Kuvayi Milliye adını aldı.

Mustafa Kemal’in 24-25 Şubat 1920’de Özdemir Bey’e gönderdiği bir mesaj var. Burada Özdemir Bey’in faaliyetlerinden övgüyle bahsediliyor. Bu mesajdan Özdemir Bey’in içinde bulunduğu hareketin kendiliğinden geliştiğini, Mustafa Kemal’in talimatıyla başlamadığını gösteriyor.  Mustafa Kemal’in yazışmalarında geçen bir önemli konu da kurtuluştan sonra Anadolu, Suriye ve Irak’ın bir konfederasyon çatısı altında birleşmesi gerektiğini ifade etmesidir.

Mustafa Kemal Suriye’ye büyük ordular sevk edemeyeceğini biliyordu. Ancak Ortadoğu’daki gelişmeleri çok yakından takip ediyordu. Buradaki direniş hareketlerine büyük önem veriyordu. Mustafa Kemal’in iki önemli kriteri vardı: İstiklal-i Tam ve Hakimiyet-i Milliye. Ortadoğu’daki ülkelerin de bunları gerçekleştirmeleri ve kendi ulusal örgütlenmelerini yapmaları ve ondan sonra ortak bir çatı altında birleşmek söz konusu olabilirdi. Bütünleşmenin temeli olarak bu ilkeleri belirlemişti.

Fransız işgal kuvvetleri Suriye’deki direniş hareketini kırdıktan sonra Özdemir Bey Antep Savunma Komutanlığı’na getirildi. Daha sonra Irak’ta bir direniş hareketi başladı. Bunlara daha sonra Arap tarihçiler Hareket’ül Kemaliye yani Kemalist Hareket adını verdiler.

Irak’taki harekete büyük bir destek verilip asker gönderilmesi mümkün değildi. Bunun yerine Özdemir Bey küçük bir birlikte Irak’a Revanduz’a gönderildi. Irak’ta Derbent’te bir muharebe oldu. Büyük Taarruz’un ardından, Dumlupınar Zaferi’nden bir gün sonra Derbent’te bir zafer kazanıldı. Bu zafer daha sonraki görüşmelerde Musul sorununun çözülmesi için İngilizlerin daha sonra geri alacakları büyük tavizlerin verilmesini sağladı. Derbent Zaferi İngilizleri paniğe sürükleyen önemli bir zaferdi.  Fakat daha sonra İngilizler Irak’ı tamamen işgal etti.

Ortadoğu’daki bu harekete Mustafa Kemal’in desteği sadece Arapların desteğini almak için yapılan bir şey değildi. Taktik olarak değil samimiyetle ortaya konulan bir projeydi.

Daha sonraları Tevfik Rüştü Aras, Atatürk’ün Musul ve Kerkük’ten vazgeçmediğini anlatmıştır. Atatürk konfederasyon projesiyle Irak ile bütünleşmek ve gem Musul, Kerkük sorununu hem de Hatay sorununu bu konfederasyon yoluyla çözmek düşüncesindeydi. Yani Atatürk Kurtuluş Savaşı sona erdikten sonra unutmamıştır. Hatta 1936’da Hatay sorunu ortaya çıkınca ortaya atılan görüşlerden biri de Hatay’ın bağımsız olması ancak Türkiye, Hatay, Suriye ve Lübnan arasında bir konfederasyon kurulmasıdır.

Atatürk, Hatay’ın anavatana katılmasından önce hayatını yitirmiştir. Atatürk yaşasaydı bu konfederasyon projesini yeniden canlandırmak istiyordu ve Hatay sorunu için de böyle bir projeyi gündeme getirebilirdi. Bu proje her zaman akılda tutulmuştu.  Bunun bir başka ipucu Atatürk’ün şifahi vasiyetidir. Bu vasiyet Atatürk’ün ölümünden önce İnönü’ye anlattığı, İnönü’nün de Ecevit’e anlattığı, Ecevit’in de ölümünden kısa bir süre önce dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e anlattığı ve bizim de haberdar olduğumuz bir vasiyetti. Atatürk bu vasiyetinde Musul sorununun çözülmesini istemiştir. Yani Atatürk ölümüne kadar bu projenin peşindeydi.

Bu tarihsel birikimden daha fazla yararlanmalıyız. Ortadoğu’nun içinde bulunduğu bu zor günlerde en önemli çıkış yolu belki de bu birlik ve beraberlik projesinde yatmaktadır.”

 

Yayına Hazırlayanlar: Emre OZAN ve Erjada PROGONATİ

 
« geri
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU