Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / / Ermeni Ýddialarý ve Berlin Mahkemesi

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Almanya’nın Önlemez Çöktürülüğ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Orta Doðu ve NATO
  Ceren GÜRSELER
  Batý Sahra’da BM’nin Giriþimleri
  Elşan İZZETGİL
  Daðlýk Karabað Savaþýnýn Düþünd...
  Musa KARADEMİR
  ÝNGÝLTERE AB’DEN AYRILDI ÞÝMDÝ D...
  İsmail CİNGÖZ
  Türkiye ve KKTC’de Seçimler Yaklaþ...
Diger yazarlar »
Eklenme Tarihi: 2013-03-11 15:44:39
Ermeni Ýddialarý ve Berlin Mahkemesi

2015 yýlý soykýrým iddialarýyla ilgili önemli bir dönüm noktasý olacaktýr. Baþta diyaspora olmak üzere ilgili çevreler geniþ çaplý bir strateji üzerinde derinden hazýrlýklarýný sürdürmektedirler. Çaðýmýzýn savaþ þekli olarak propaganda ve bunun sonraki cephesi olarak genellikle diplomasiyi görmekteyiz. Propaganda tekniklerini bilemeyenler diplomasiden de diþe dokunur netice alamazlar. Büyük stratejiler en az 10 yýllýk olup yarým asýrlýk, hatta birkaç asýrlýk olanlarý vardýr. Her devletin istediði stratejiyi uygulama hakký olabilir. Fakat bunlarý yok sayarak geçmiþtekileri hesaba katmamak, bir adým sonrasýný görememek, geleceði de kaybetmek demektir.

Soykýrým iddialarý konusunda Türkiye’nin savunma pozisyonuna girmeden enformatik propaganda, bilimsel gerçeklerin akademik zeminlere sunulmasý, ülkemizin tanýtýmý, yakýn tarihin aydýnlatýlmasý konularýnda yerine getirmesi gereken sorumluluklarý bulunmaktadýr. Bu alandaki imkanlar ve fýrsatlarýna bir baþkasýnýn sahip olmasý mümkün deðildir. Ancak zayi edilen fýrsatlar açýsýndan üstüne yoktur.

Yurt dýþýnda görev yapan veya bir þekilde yabancýlarla muhatap olan vatandaþlarýmýzýn bu konuda maruz kaldýklarý muamele sonucu psikolojik savaþ genellikle baþtan kaybedilmektedir. Konuyu en iyi þekilde bilmesi gereken akademisyen ve diplomatlarýmýzýn dahi yetersiz, eksik, yanlýþ bilgilerle boynu eðik dolaþmalarýnýn faturasý zannedildiðinden çok daha fazladýr. Öte yandan “soykýrým yapmýþ bir neslin ahfadý” diye iftira edilen bir toplumdan insan haklarý, saygý, demokratik terbiye de beklenemez.

1915 Tehcir Kararnamesi, o güne kadar baþta Taþnak çeteleri olmak üzere genellikler Ruslarla iþbirliði halinde olan Ermenilerin Müslümanlara karþý uyguladýklarý katliam, iþkence ve bilumum insanlýk dýþý muameleler konusunda yýðýnla arþiv belgeleri vardýr. Osmanlýya inanmayanlar için Rus, Amerikan hatta o günkü mesela Ermenistan baþbakanýnýn arþivlenmiþ beyanatý vardýr. Tehcir uygulamasýnýn sona ermesinden sonra Fransa, ABD, Ermenistan’a yerleþmeyip eski köylerine dönmek isteyenlerle ilgili o yýllarda birçok diplomatik kararlar, mahkemeler, yazýþmalar, raporlar, hatta Ermeni yayýn organlarýnýn yazýlarý bulunmaktadýr. Malta sürgünleri neticesinde Ýngiliz mahkemesinin kararlarýný herkes bilmelidir. Fakat iþgal altýndaki Nemrut Paþa Divaný’nýn da mahkemeyle ilgisi olmadýðý bilinmelidir.

Bu cümleden olarak 1921’de baþlayýp kýsa bir süre içinde sonuçlanan Berlin Mahkemesi, yaygýn ismiyle Talat Paþa Davasý bulunmaktadýr. Talat Paþa, Ermeni çetelerinin katliamýnýn Ýstanbul ayaklarýna sonuna kadar göz yummuþ, herþeyin bittiðini görünce tehcire giden yolun sorumlularý arasýnda yer almýþtýr. Ancak müsamaha gösterdikleri onu rahat býrakmamýþ ve Berlin’de Ermeni komitacý Tehliryan tarafýndan katletmiþtir. Berlin Mahkemesi bu katilin yargýlanmasý davasýdýr. Ancak ilginçtir dava katilin adýyla deðil maktulün adýyla anýlmýþtýr.

Mahkeme hazýrlýk safhasýnda suikast davasý olmaktan çýkmýþ adeta Müslümanlarýn Hýristiyanlarý katletme davasý haline gelmiþtir. Davanýn baþýndan itibaren tehcir esnasýnda yapýlanlarla ilgili devlet görevlileri suçlanmaya çalýþýlmýþ, Talat Paþa’ya karþý Ermeni avukatlarca ileri sürülen iddia ve iftiralara diðerleri yanýnda Alman yetkililer de cevap vermek istemiþtir. Ancak Alman mahkemesi o yýllarda Türkiye’de hatta Talat Paþa’nýn yaný baþýnda görev yapan kendi komutanlarýnýn dahi bu konuda þahitliðini kabul etmemiþtir.

Alman makamlarý davanýn bir an önce kapatýlmasý, katilin bir þekilde serbest býrakýlmasý yönünde gayret göstermiþ ve mahkemeye baský uygulamýþtýr. Bu yüzden yargýlamada birçok usulsüzlükler görülmüþtür. Katil Tehliryan “þuuru yerinde olmadýðý” gerekçesiyle serbest býrakýlmýþ, mahkeme kararýnýn temyizi uygun görülmemiþtir. Mahkeme boyunca “Ermeni meselesinin karmaþýk bir hale sokulduðu ve bundan Ýtilaf Devletleri’nin sorumlu olduðu, olaylarýn müsebbibinin kesinlikle Türkler olmadýðý, bilakis katliamý öncelikle Ermenilerin baþlattýðý” yolundaki ifadeler kararda görülmektedir. Buna karþýn Alman makamlarý davanýn bir an önce sonlandýrýlmasý baskýsý ile, hatta karþý savunma endiþesiyle Tehliryan lehine þahitlerin dahi sýnýrlý tuttuðu görülmektedir.

Berlin’deki bu mahkeme üzerinden nerdeyse bir asýr geçmiþtir. Mahkeme evraký ve tutanaklarý ve evraklarý yanýnda bu konuda baþta Alman hariciyesi olmak üzere diðer kurumlarýn bu konudaki yazýþmalarýnýn derlenip yayýnlanmasý yakýn dönem tarihine ýþýk tutacak önemli bir kaynaktýr. Mevcut ve muhtemel iftiralara karþý Türkiye’nin yakýn dönem tarihi konusunda gerekli çalýþmalarý yaptýðýna inandýðýmýz Dýþiþlerimizin bu dosyayý derleyip yeniden deðerlendirerek kamuoyuna, akademik ve diplomatik çevrelere sunmasýný bekliyoruz.

Prof. Dr. Alaeddin YALÇINKAYA 

USGAM Baþkan Yardýmcýsý 

 


“Ermeni Meselesinin karmaþýk bir hale sokulduðu ve bundan Ýtilaf Devletleri’nin sorumlu olduðu, ayrýca hali hazýrda kabul edildiði gibi olaylarýn müsebbibinin Türkler olmadýðý, aksine olaylarý baþlatanlarýn Ermeniler olduðu ifade edilmiþtir.

 
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU