Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Analizler / Avrupa/ Almanya’nın Önlemez Çöktürülüğü mü

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Almanya’nın Önlemez Çöktürülüğ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Orta Doðu ve NATO
  Ceren GÜRSELER
  Batý Sahra’da BM’nin Giriþimleri
  Elşan İZZETGİL
  Daðlýk Karabað Savaþýnýn Düþünd...
  Musa KARADEMİR
  ÝNGÝLTERE AB’DEN AYRILDI ÞÝMDÝ D...
  İsmail CİNGÖZ
  Türkiye ve KKTC’de Seçimler Yaklaþ...
Diger yazarlar »
Eklenme Tarihi: 2016-07-17 00:15:57
Almanya’nın Önlemez Çöktürülüğü mü

Tüm gözler Ortadoðu’da. Suriye, IÞÝD ve Kürtler üzerinden dünyanýn tüm meseleleri, krizleri sanki burada cereyan ediyormuþ gibi bir algý oluþturuluyor. Oysa oyun sadece bu bölge ile sýnýrlý deðil. Bilakis, “Yeni Büyük Oyun”un ileride yeni bir dünya savaþýna yol açma kapasitesi fazlasýyla güçlü olan ve Baltýklardan Karadeniz’e ulaþan hattýnda da çok ciddi bir mücadele yaþanýyor.

Tek fark, ortamýn þu an için çok fazla sýcak olmamasý...

Oyunun adý, “Doðu’ya doðru Batý’nýn Yeniden Yapýlandýrýlmasý” ve bu kapsamda “eksen kaymasý” yaþayan, baþat bir güç olma hedefinde olan “Almanya’ya Diz Çöktürme”. Dolayýsýyla, Türkiye’yi de çok yakýndan ilgilendiren asýl oyun ya da güç mücadelesi þu an için Batý’nýn kendi içerisinde.

Bu tespiti doðrulayan pek çok geliþme söz konusu. Örneðin, son geliþme “Yeni Soðuk Savaþ”ýn Avrupa’daki önemli baþkentlerinden biri olan Varþova’da yaþandý. Polonya’nýn baþkenti Varþova’da gerçekleþtirilen ve NATO üyesi 28 ülke ve ortak ülkelerin devlet ve hükümet baþkanlarýný bir araya getiren son zirvede her ne kadar Rusya tehdidi üzerinde durulsa da, diðer taraftan buna yönelik alýnan tedbirlerin aslýnda Almanya’yý da çok yakýndan ilgilendirdiði görülüyor.

Þöyle ki... Son NATO zirvesinde Rus tehdidi üzerinden Avrupa; Doðu ve Batý olarak iyice ikiye bölünür ve Doðu Avrupa’nýn lideri olarak Polonya’nýn yýldýzý parlatýlýrken, Almanya’ya da “ayaðýný denk al” mesajý veriliyor.

Diðer taraftan, Polonya her ne kadar þu an için zayýf bir seçim olarak görünse de, hýrslý ve fazlasýyla arzulu görüntüsüyle Berlin’in yerini almaya aday görünüyor. Ve yine bu görüntüsüyle en azýndan Almanya’ya güçlü bir sembolik mesaj vermenin adresi oluyor.

Kuþkusuz bu husus, Almanya’nýn Yeni Doðu Politikasýna (Ostpolitik) ciddi bir darbe. Dolayýsýyla, Zirve’nin kazananlarýndan biri Polonya iken, kaybedeni haliyle Almanya oluyor.

NATO Zirvesi öncesi itibarýyla yaþanan Ýngiltere’nin Avrupa Birliði (AB)’nden çekilme kararý da yukarýdaki tespitimizi haklý kýlan geliþmelerden biri. Ýngiltere “deðerli yalnýzlýðýna” çekilirken, Almanya’yý “tehlikeli yalnýzlýðýn” içine itecek süreci tetiklemiþ görünüyor. Bir diðer ifadeyle, Ýngiltere Kýta’dan çekilerek Almanya’yý “kontrolsüz bir güç” konumuna sokmuþ durumda.

Böylece, onu bir kez daha baþta Doðu Avrupa ve Balkanlar olmak üzere bir “korku” kaynaðýna dönüþtürmüþ oluyor.

Yukarýdaki tespite noktayý koyacak bir diðer önemli geliþme ise, Alman Kartalý’nýn ikinci kanadýnýn kýrýlmasý ile eþdeðer olacak olan Türkiye-Almanya ikili iliþkileri boyutunda yaþanýyor gibi. Bu kanat, daha önceki yazýlarýmda da altýný çizdiðim üzere Almanya’nýn meþhur Doðu’ya Doðru (Drag Nach Osten) Politikasý’ndaki Rusya ve Ukrayna-Kýrým krizi ile büyük bir hasar almýþ durumda. Her ne kadar bunu Almanya tamir etmeye çalýþsa da.

Dolayýsýyla, çanlar Almanya için çalýyor; her ne kadar direnmeye yönelik bir takým mesajlar verse de...

 

Almanya: Erken

Uçan Kartal...

Peki, Almanya niçin hedef Hiç kuþkusuz bununla ilgili çok þey söylenebilir. Ne de olsa geçmiþten günümüze bu soruya cevap oluþturabilecek pek çok husus var.

Bunlardan bazýlarý þu þekilde sýralanabilir: 1. Alman milli uyanýþý ve öze dönüþ sürecinin hýz kazanmasý, yani tarihsel kodlara dönüþ; 2. Yabancý düþmanlýðý ve Ýslamofobi ile beslenen ýrkçý partilerin önlemez yükseliþi ve bu durumun diðer Alman siyasi partilerini de etkilemeye baþlamasý; 3. Dolayýsýyla Almanya’nýn kendisini kontrol altýnda tutan “çerçeve”nin dýþýna çýkma durumu; 4. Almanya’nýn Avrupa liderliðine soyunmasý ve bu baðlamda “Batý Entegrasyonu”ndan sapma; 5. Bu noktada kýtadaki ABD etkisini kýrmak için Rusya ile “örtülü iþbirliði” içine girmesi; 6. Batý’da yaþanan iktisadi krizden pek de etkilenmeyen ekonomik yapýsý (ki burada ABD ekonomisinin içine düþtüðü durum göz önünde bulundurulduðunda Almanya’nýn Washington tarafýndan nasýl bir tehdit olarak algýlandýðý daha net anlaþýlacaktýr); 7. Baþta Ortadoðu bölgesinde olmak üzere, ABD ile yaþanýlan dýþ politikalardaki görüþ ayrýlýklarý; 8. NATO içerisindeki “mýzýkçý” görüntüsü; 9. ABD’ye raðmen Çin ile geliþtirdiði iliþkiler.

Kýsacasý, ABD açýsýndan hiç de güven telkin etmeyen bir Alman yükseliþinin yol açtýðý sebepler silsilesi...

Almanya’nýn “Yeni Dünya Düzeni”nde kendisine vaat edilenden daha fazlasýna talip olmasý, onun ipinin çekilmesi ile eþdeðer bir durum olarak da deðerlendirilebilir. Bu kapsamda “Steinmeier Faktörü” üzerinde de hususen durmakta fayda var. Bir sonraki yazýmýzda bu faktör üzerinde duracaðýz...

 

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol

USGAM Baþkaný

 
  "Avrupa Treni Dönüyor Mu?"   2012-03-20
  "SCHENGEN'E ÝTALYAN AYARI"   2012-03-20
  "Avrupa Günü'nü Kutlasak Mý kutlamasak Mý?"   2012-03-20
  "ÇATIRDAYAN AVRUPA"   2012-03-20
  "Cem Özdemir'e "Yeþil" Iýþýk (Mý?)"   2012-03-20
  "Göçmen Arayan Göçmen Ülkesi"   2012-03-20
  "Hür Demokratlarda Bir Vietnamlý"   2012-03-20
  "AB'nin Son Gözdesi: Hýrvatistan"   2012-03-20
  "Son Çare Polonya..."   2012-03-20
  "Rüzgar Gibi Geçti"   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU