Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Analizler / / Asýl Tehdit Kim: NATO mu, Rusya mý?

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Almanya’nın Önlemez Çöktürülüğ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Orta Doðu ve NATO
  Ceren GÜRSELER
  Batý Sahra’da BM’nin Giriþimleri
  Elşan İZZETGİL
  Daðlýk Karabað Savaþýnýn Düþünd...
  Musa KARADEMİR
  ÝNGÝLTERE AB’DEN AYRILDI ÞÝMDÝ D...
  İsmail CİNGÖZ
  Türkiye ve KKTC’de Seçimler Yaklaþ...
Diger yazarlar »
Eklenme Tarihi: 2016-07-14 00:13:40
Asýl Tehdit Kim: NATO mu, Rusya mý?

NATO'nun öncelikli gündeminin Rusya olduðu ortada. Polonya'nýn baþkenti Varþova'da gerçekleþtirilen ve NATO üyesi 28 ülke ve ortak ülkelerin devlet ve hükümet baþkanlarýný bir araya getiren son zirvede NATO bir kez daha Rusya'ya iþaret etti ve "Rusya'nýn NATO topraklarý çevresindeki kýþkýrtýcý askeri eylemleri dahil, son zamanlardaki saldýrgan tutumu ile tehdit ve güç yoluyla siyasi amaçlarýný gerçekleþtirmeye dönük isteðini göstermesinin" bölgesel istikrarsýzlýðýn kaynaðý olduðu kaydedildi.  

Moskova'ya göre ise NATO Rusya'yý Baltýklar'dan itibaren kuþatma içerisinde. Kuþatma Baltýklar'dan baþlýyor, Doðu Avrupa-Balkanlar-Karadeniz-Kafkasya-Orta Asya-Afganistan hattý boyunca devam ediyor.

Burada Rusya'yý fazlasýyla rahatsýz eden husus, eski müttefiklerinin "yeni düþmanlar" olarak karþý safta yer alýyor olmasý. Yani, Rusya'yý çok yakýndan tanýyan, düne kadar bastýrdýðý korkularý büyük bir öfkeye dönüþen dinamik bir tehdit söz konusu.

Açýkçasý Rusya çok da haksýz sayýlmaz. Kendinizi bir an için Ruslarýn yerine koyun. Soðuk Savaþ'ýn sonuna kadar rakibinize karþý kurduðunuz askeri bloðun (Varþova Paktý) adýný taþýyan ülkenin baþkenti, þimdilerde Rusya'ya karþý yeni planlamalarýn yapýldýðý son zirvenin toplandýðý adres. Daha da ötesi, tarihsel "Rus Tehdidi"nin ya da "Rusya Korkusu"nun yoðun bir þekilde iþlendiði NATO'nun Doðu Avrupa'daki operasyon merkezi. Nitekim, Rusya Devlet Baþkaný Viladimir Putin de yaptýðý deðerlendirmelerde ilk olarak Varþova'ya iþaret ediyor.

Örneðin, geçtiðimiz günlerde Finlandiya’ya bir günlük çalýþma ziyaretinde bulunan Putin, Finlandiya Devlet Baþkaný Sauli Niinöstö ile birlikte düzenledikleri basýn toplantýsýnda þu soruyu soruyor: "Polonya’da artan NATO aktivitelerini ele alalým. Baltýk Ülkelerinde NATO birlikleri güçlendiriliyor. Buna karþýlýk yakýn çevremizde biz hareket ettiðimizde bu tehdit olarak deðerlendiriliyor. Ama NATO Baltýk Denizi çevresinde savaþ tatbikatý yaptýðýnda bir nedenle bu tehdit olarak görülmüyor. Burada NATO’nun varlýðý artarken nasýl bir reaksiyon göstermeliyiz?"

Yani Putin, "Suçlu biz deðiliz. Silahlanan NATO" cevabýný veriyor ve mevzuyu adeta meþru müdafaaya getiriyor. Diðer taraftan Putin, bu çevreleme hareketinin hýz kazanmasýna neden olan hamlenin kendisinden geldiðini unutuyor ki, burada asýl kýrýlma noktasýný Kýrým ve Doðu Ukrayna'daki Rusya'nýn emperyalist tutumu oluþturuyor. 

Rusya'nýn Ukrayna-Kýrým krizinde oynadýðý rol, Avrupa içerisindeki kafa karýþýklýðýný giderdiði gibi, önceliklerin uyumlaþtýrýlmasýný da hýzlandýrmýþ vaziyette. Buna, NATO üyesi olmayan ülkeler de dahil. Nitekim, Finlandiya Devlet Baþkaný Niinistö bu hususu, "Rusya’ya karþý bir korku var" þeklinde dile getiriyor ve Finlandiya'nýn NATO'ya üye olmasýndaki gerekçeye vurgu yapýyor.

Putin'in, Niinistö'nün yaptýðý bu vurguya verdiði cevap oldukça dikkat çekici. Putin,  Finlandiya’nýn NATO’ya üye olmasý durumunda Rus askeri birliklerinin þu anda bulunduðu sýnýrdan 1500 kilometre uzaklýktaki mevzilerinde olmayacaðýný belirterek: "Ama bu sizin kararýnýzdýr. Bizim deðil." þeklinde cevap veriyor. Putin'in bu "soðuk tehdidi", hiç kuþkusuz Avrupa'nýn içinde bulunduðu çýkmazý daha da derinleþtiriyor. Öyle bir çýkmaz ki, hükümetler ile halký karþý karþýya getirme potansiyeline sahip.

Diðer taraftan, Rusya-NATO arasýndaki bu "karþýlýklý korkular" nereye kadar devam eder, bu þimdilik bilinmiyor. Fakat Rusya'ya karþý duyulan korkunun NATO'nun bölge üzerindeki nüfuz alanýný hem geniþlettiði hem de derinleþtirdiði ortada. Ve Amerika bunu sonuna kadar kullanacaða benziyor. Dolayýsýyla, aradaki "Üçüncü Faktör"ün "korku" üzerine inþa ettiði "yeni" bir bloklaþma süreci ile karþý karþýyayýz ve bunun hedefi de sadece Rusya deðil!

Almanya'da Kafalar Karýþýk: NATO mu, Rusya mý?

Asýl tehdit NATO mu yoksa Rusya mý sorusuna Almanlarýn, özellikle de Doðu Almanya kökenlilerin verdiði cevap oldukça dikkat çekici. Soðuk Savaþ döneminde bir anlamda Rusya'nýn dolaylý iþgali altýnda olan ve Berlin Duvarý'ný yýkarak Batý Almanya ile birleþen bu Almanlar þimdilerde "Rusya" diyor. Sizce de ilginç deðil mi?

Bu hususta Körber Vakfý tarafýndan yapýlan anket, Doðu Almanya'da yaþamýþ milyonlarca insanýn Rusya'ya olan kültürel yakýnlýðý ve sevgisinin devam ettiðini ve bu oranýn yüzde 81'i bulduðunu belirtiyor.

Bu anketi, Almanya'da yapýlan bir araþtýrmada "en sevilen politikacý" olarak seçilen Dýþiþleri Bakaný Frank-Walter Steinmeier'in Bild gazetesine yaptýðý deðerlendirme ve buna Maliye Bakaný Wolfgang Schäuble'in verdiði sert cevap ile birleþtirdiðinizde, Almanya'daki krizin derinliði daha net görülüyor.

NATO'nun yakýn zamanda Polonya ve diðer Doðu Avrupa ülkelerinde düzenlediði geniþ kapsamlý tatbikatlarý eleþtiren Steinmeier, "Bizim þu anda yapmamamýz gereken bir þey varsa o da yüksek sesli savaþ tehditleri ve savaþ çýðýrtkanlýðý yaparak durumu daha da alevlendirmektir. NATO'nun doðu sýnýrlarýnda sembolik bir þekilde tanklarýn yürütülmesiyle güvenliðimizin artýrýlacaðýný düþünen varsa yanýlýyor" ifadelerini kullanýyor.

Oysa, yaklaþýk bir buçuk yýl önce, Mart 2015'te Alman resmi televizyon kanalý ARD'nin 'Deutschlandtrend' isimli araþtýrmasýna göre yalnýzca her yedi Almandan biri Rusya'ya güvenilebileceðini düþünüyordu. Bu oran, yüzdesel olarak 81'e tekabül ediyordu.

Körber Vafký'nýn anket sonucu da (her ne kadar son anket sonuçlarý Doðu Almanya bazlý olsa da) yüzde 81 diyor; ama tam tersi bir sonuçla! Peki, bir buçuk yýlda ne oldu da tam tersi bir oran anketlerden çýkmaya baþladý? Ortada sizce de garip bir durum söz konusu deðil mi?

Ýþte, ABD'yi asýl endiþelendiren husus da burada saklý. Almanlara göre NATO'nun Rusya'dan daha büyük bir tehdit olarak görülmesi ve Alman iç siyasetinde ABD-NATO'yu hedef alan açýklamalarýn artýþ göstermesi Washington'u fazlasýyla endiþelendiriyor.

Peki, ABD buna kayýtsýz kalýr mý? Elbette hayýr! Bundan sonraki süreç, Almanya açýsýndan büyük bir istikrarsýzlýða iþaret ediyor. Almanya her þeyden önce yeni bir siyasi dizayna tabi olacaða benziyor. Daha da olmaz ise, Almanya'nýn yeniden bölünmesi gündeme gelebilir. Böylece, hem kangrenli bölge temizlenmiþ olur hem de Alman tehdidi doðarken tarihe gömülür. Ne de olsa Soðuk Savaþ'a tekrar dönüþün sýkça telaffuz edilmeye baþlandýðý ve olasý tehditlerin bölünme süreciyle karþý karþýya bulunduðu bir yeniden yapýlandýrma dönemden geçiyoruz...

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

USGAM Baþkaný

 
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU