Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Analizler / Ortadoðu/ CENTCOM’un Suriye’de Ne Ýþi Var?

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Almanya’nın Önlemez Çöktürülüğ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Orta Doðu ve NATO
  Ceren GÜRSELER
  Batý Sahra’da BM’nin Giriþimleri
  Elşan İZZETGİL
  Daðlýk Karabað Savaþýnýn Düþünd...
  Musa KARADEMİR
  ÝNGÝLTERE AB’DEN AYRILDI ÞÝMDÝ D...
  İsmail CİNGÖZ
  Türkiye ve KKTC’de Seçimler Yaklaþ...
Diger yazarlar »
Eklenme Tarihi: 2016-05-26 10:55:29
CENTCOM’un Suriye’de Ne Ýþi Var?

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlýðý (CENTCOM)’nýn bu soruya verdiði cevap çok net: IÞÝD! Peki, gerçekten CENTCOM Komutaný General Joseph Votel’ýn sebebi ziyaret bu mu, yoksa IÞÝD kamuflajlý baþka hedef ya da hedefler mi? Ne de olsa ortada “zamanlama” ile baþlayan ve cevap bekleyen 5N 1K’lý sorular var.

Örneðin; neden þimdi ve niçin komutanýn ta kendisi? Bu bol yýldýzlý general ve CENTCOM üzerinden kime ya da kimlere nasýl bir mesaj verilmeye çalýþýlýyor? ABD Baþkaný Obama’nýn IÞÝD ile mücadele özel temsilcisi BrettMcGurk’unAyn-el Arab (Kobani) ziyareti sonrasý (her ne kadar bu yalanlansa da) bu ziyaret ne anlama geliyor? Ve General Suriye’de nereye ya da nerelere gitti?

Söz konusu geliþmeyle ilgili olarak Türk basýnýnda yabancý haber ajanslarýna dayandýrýlarak yer verilen bilgi kýrýntýlarýna bakýldýðýnda bunun þeklen IÞÝD, içerik olarak ise daha farklý hedefleri içine alan “ucu açýk” bir ziyaret olduðu ve Suriye krizinde ABD’nin doðrudan doðruya yer alacaðý yeni bir aþamaya girildiði hemen dikkatleri çekiyor.

Bu noktada ABD Genelkurmay Baþkaný Joe Dunford’un ABD askerlerinin Libya’yý iþgale yönelik hazýrlýk yaptýðýný açýklamasý daha anlamlý bir hale geliyor. Özellikle de ortaya konulan IÞÝD gerekçesi ve bunun yerel-uluslararasý kamuoyu desteðini saðlamaya yönelik boyutuyla. Dolayýsýyla, ziyaretin hedefi her ne kadar Ocak 2014’ten bu yana IÞÝD’in baþkenti olarak ilan edilen Rakka olarak açýklansa da, karanlýkta kalan ve cevap bekleyen sorular kaçýnýlmaz olarak bizleri Rakka sonrasýna götürüyor. 

Votel Kimlerle, Nerelerde Görüþtü?

Generalin hangi gruplarla görüþtüðü bir muamma olarak karþýmýza çýkarken, ayný þekilde Suriye içinde nerelere gittiði de tam olarak bilinmiyor? Bu kapsamda CENTCOM’dan yapýlan kýsýtlý-yazýlý açýklama ile diðer kaynaklarda yer alan bilgiler karþýlaþtýrýldýðýnda ortaya ilginç bir tablo çýkýyor. Örneðin, CENTCOM açýklamasýnda Votel’ýn Suriye’de terör örgütü IÞÝD karþýtý yerel güçlere eðitim ve danýþmanlýk hizmeti sunan ABD askerleriyle bir araya geldiði bilgisi paylaþýlýrken, AP bu ziyaretin hedef kitlesini daha da somutlaþtýrýyor.

CENTCOM açýklamasýnda: “General Votel, Suriyeli Arap savaþçýlar ve Suriye Demokratik Güçleri liderleriyle çalýþan Amerikalý askeri danýþmanlarla bir araya geldi” ifadesini kullanýrken;  AP, “ABD özel kuvvetleriyle ve Suriye Demokratik Güçleri içerisindeki Arap ve Kürt gruplarýn üst düzey temsilcileriyle IÞÝD’e karþý yürütülen mücadeledeki iþbirliðini görüþtü” diyor.

AP’nin verdiði bilgiler CENTCOM’a göre daha açýklayýcý olmakla birlikte, bu Kürt gruplarýn ve Suriye Demokratik Güçleri içerisindeki Araplarýn kimler olduðu belirtilmiyor. Oysa biz biliyoruz ki bu Kürt gruplar dediði aslýnda sadece PYD/YPG ve bölgedeki Suriye milliyetçisi Araplar da bunlardan rahatsýz. Bu baðlamda toplantýnýn adresinin Suriye Kürtlerinin gizli baþkenti olarak lanse edilen Kamýþlý (onlarýn tabiriyle Rojova) olmasý bile baþlý baþýna bir rahatsýzlýk nedeni. Dolayýsýyla, hangi Arap gruplar sorusunu burada daha anlamlý bir hale getiriyor.

Bu arada, Generalin ziyaret ettiði yerin sadece Kamýþlý ile sýnýrlý olmadýðýnýn da altýný çizelim. Nitekim CNN kanalý, General’in birçok yeri ziyaret ettiðini ancak bu bölgelerin isimlerini açýklayamayacaklarýný duyurdu. Ziyaret bitmiþ olmasýna raðmen bu yerlerin isimlerinin halen gizli tutulmasý da bir baþka dikkat çekici husus.

Suriye Türkmenleri Bir Kez Daha Yok Hükmünde!

Peki, neden bu yerel gruplar ve Kürt gruplarýn ismi çok net bir þekilde ifade edilmiyor? Ya da bu toplantýda Kürt gruplar ile birlikte Suriye Demokratik Güçleri içerisindeki Araplarýn adý niçin geçiriliyor?

Bunun bir kaç nedeni var. En baþta gelen neden hiç kuþkusuz Türkiye. Bundan dolayý Kürt gruplarýn (daha doðrusu grubun; çünkü Ekim 2014 itibarýyla bu gruplar Dohuk’ta gerçekleþtirilen toplantýda tek bir çatý altýnda birleþti) adý tam olarak zikredilmiyor. Ankara’nýn tepkisinden dolayý PYD/YPG güçleri için bir süredir Suriyeli Kürtler ifadesi kullanýlýyor.

Diðer Arap gruplarýn da bu sürece dâhil edilmesi, bölgede kurulacak devletin sadece bir Kürt devleti olmayacaðýna yönelik algý operasyonunun bir parçasý olarak karþýmýza çýkýyor. Türkiye yanlýsý Kürt gruplarýn bile birer birer tasfiye edildiði bir süreçte bu gruplarýn adýnýn geçirilmesi, açýkçasý tek kelimeyle komedi!

Kuzey Irak’ta olduðu gibi, Kuzey Suriye sürecinde de Türkmenlere yer verilmemesi dikkat çekici bir diðer husus. Dolayýsýyla buradaki bir diðer kritik soru niçin bu toplantýda Türkmenler yok, varsa da niçin adlarý açýk bir þekilde zikredilmiyor?

IÞÝD’le mücadele kapsamýnda yerel unsurlarý güçlendirerek doðru bir yaklaþým sergilediði yönündeki inancýnýn bu geziyle pekiþtiðini yanýndaki gazetecilere açýklayan General Votel’in, “Buradaki güçlerin yeteneklerine dair artan bir güvenle ayrýldým. Modelin iþlediðine ve iyi çalýþtýðýna inanýyorum” ifadesi, yukarýdaki sorular kapsamýnda ortaya konulan endiþeyi daha da derinleþtiriyor.

Çünkü Suriye Türkmenlerinin Votel’ýn ifade ettiði “buradaki güçler” içerisinde adýnýn zikredilmemesi doðrudan doðruya Türkmen güçlerin IÞÝD ile mücadele etmediðine, dolayýsýyla da yeni oluþumda yer alamayacaklarýna yönelik bir algýnýn oluþmasýna hizmet ediyor. Bu algý, önümüzdeki süreçte Suriye Türkmenlerine yönelik her türlü operasyona zemin hazýrlamasý itibarýyla dikkatlerden kaçmamalý.

Hedef, Sadece Suriye Türkmenleri Deðil!

Suriye Türkmenlerinin süreçten dýþlandýðý bir ortamda Türkiye’nin Misak-ý Milli projesi büyük bir darbe alacaðý gibi, Türk dünyasýna yönelik politikasý da büyük ölçüde ölü doðacaktýr.

Yakýn çevresindeki Türk varlýðýna sahip çýkamayan bir Türkiye’nin “uzaktaki Türklere” sahip çýkacaðý iddiasý ne kadar inandýrýcý olur, bunu da sizlerin takdirlerine býrakýyorum.

Dolayýsýyla Türkiye’nin her ne pahasýna olursa olsun bu kirli tuzaðý bozmaya yönelik gereken adýmlarý atmasý kaçýnýlmaz bir hal almýþtýr. Çünkü “Yeni Büyük Oyun” Türk dünyasýna doðru büyük bir hýzla kayýyor. Bunun ilk iþareti Azerbaycan ile verilmiþti. Þimdilerde ise Kazakistan ile devam ediyor. Bunu diðer cumhuriyetlerin takip edeceðini söylemek için ise müneccim olmaya gerek yok.

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

USGAM Baþkaný

 

 

 
  "KRÝZLER ve 'ÇEVRELEME'"   2012-03-07
  "Iran'ın Nükleer Amacı ve Amerikan Kimliği"   2012-03-01
  "Ortadoðu Baðlamýnda Türkiye-ABD Ýliþkileri"   2012-03-12
  ‘Arap Baharýmsý’lýðý Döneminde Türkiye-Ýran Ýliþkisi   2012-03-19
  "Ortadoðu'da Yeni Dönem: II. Arap Uyanýþý ya da Aydýnlanmasý"   2012-04-06
  "Ortadoðu'ya Fitne Kalkaný"   2012-04-07
  "Saddam Sonrasý Irak’a Demokrasi Modeli"   2012-04-07
  "Kasr-ý Þirine Veda mý?"   2012-01-05
  Psikolojik Operasyonun "Garp Bülbülleri"   2012-01-10
  Maliki Nereye Koþuyor?   2012-01-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU